TARİHE ÖVGÜ

17 01 2009

TUNCAY ÖZKAN

Sakın bir daha bilir deme tarihi Tuncay
Tuncay bilseydi tarihi, talihi düşer miydi hapse
Bakın bize kıssadan bir hisse:
Kanuni ki Muhteşem Süleyman
Avradı ki Haseki Hürrem Sultan
Kızı Mihri-mâh yani ay ve güneş anlamında, varmış bir çirkin, devşirme köleye
Adı Rüstem Paşa, sanı yükselmiş Kubbe Vezirliği’ne
Onu anarken ahali, Rüstem’den önce
“Mekri” (hileci) ya da “ İrtişâ’ ” (rüşveti) eklermiş
Üstüne çirkin mi çirkin, bir de kaba imiş
Tarih yazanlar bile şaşırmış bu olaya
Amma kafalayıp Hürrem’i alınca Mihri-mâh’ı
Yıkmış Osmanlı’nın payitahtını
Bu deyyus; canavar Süleyman’a kendi oğlu
Kudretli Mustafa’yı boğdurmuş huzurunda yalanla
Sonrası dikiş tutmamış Osmanlı İmparatorluğu’nda.
Mekruh olmuş Mekri düzen
Yani hep bağırır dururdum ya ben
Katiller demokrasisi
Hırsızlar düzeni
Taa o zamandan kurmuşlar sistemi
Hürrem, Mihri-mâh bir de Rüstem
Mihri-mâh’ı, Hürrem vermek isteyince Rüstem’e
Söylenti çıkarmış ahali olmasın bu evlilik diye
Rüstem cüzzamlıdır demişler çirkinliğinden bahisle
Süleyman bir saray hekimini yollamış
Aceleyle Diyarbekir’e
Cüzzamlılar da “Bit”, yani o zamanki adıyla “Kehle”
Yaşamaz diye
Rüstem’in bakmışlar donuna, atletine; içliğine
Cüzzamdan değil amma, pislikten her yerinde
Bulunmuş mebzul miktarda Kehle
Derhal İstanbul’a haber salmışlar
Devlet bayram etmiş bulundu, salınacak sırtına
Halkın, bir tane daha Bit enciği
Vermişler kızı Rüstem Şirkine,
Düzen, bulunca halkının kanını emdirecek bir zalim
Mekri ve İrtişâyı Rüstem’e, en önce kızını sunmuş da
Millet anlayıp başına geleni seslenmiş Allah’a:
“Olacak bir kimsenin bahtı kavi talihi yar
Kehlesi dahi mahallinde ânın işe yarar.”
Daha ne desin millet düzen belli, zalim aynı
Yüzyıllar boyunca tekerrür etti illet
Tarih’ten ders çıkarsaydı
Tuncay böyle yanar mıydı?
Kehlesi donunda, pisliği başında
Mekri ve irtişâ’ deyyusa
Hukuk ve demokrasi diye
Başı Amerika’da, kuyruğu Türkiye’de yılana ve
Damadı, ortağı Recep’e insan diye bakar mıydı?
Amma çözüldü bir kere Mustafa Kemal eliyle
Çözülecek gene dertlenme bahtı kara maderin
Bulunur kurtaracak vatanı; takiyyecisinden
Kehlesinden, irtişâ’ı, irticai cehaletten
Doğar hepsinin mahvı, mahı leylden
Karanlığı kovar en koyu zamanı Türkiye’den
Vatan, namus, ahde vefa diye
Aşk ile feryad eden

TUNCAY ÖZKAN

5 OCAK 2009





Tuncay Özkan: Parti kuruyorum

29 12 2008
Kanaltürk’ün eski sahibi Gazeteci Tuncay Özkan, parti kurma çalışmalarının bir ay içinde sona ereceğini belirtti ve ”Yeni bir TV kanalı kuruyorum” dedi.
Özkan, Atatürkçü Düşünce Derneği Banaz Şubesinin davetlisi olarak geldiği Uşak’ın Banaz ilçesinde, Esnaf Odası Toplantı Salonu’nda konuşma yaptı.Kanaltürk’ün satışının ardından aldığı paraları harcamak için Fransa’ya gittiğinin iddia edildiğini kaydeden Özkan, ”Ama hepinizin gördüğü gibi Fransa’da değil, Banaz’dayım. Paraları Banaz’da yemeğe geldim” diye konuştu.
Kanaltürk’ü tamamen kendi parasıyla kurduğunu söyleyen Tuncay Özkan, ”Maliye Bakanlığı müfettişleri, Kanaltürk’ü didik didik incelediler. 6 kez mali soruşturma geçirdim ama hiç bir şey bulamadılar. En sonunda biriken vergi, SSK borçları nedeniyle kanalı satmak zorunda kaldım. Satmadan önce büyük medya kuruluşlarına gidip, bedava onlara vermeyi teklif ettim ama kimse kabul etmedi” dedi.
Özkan, Danıştay’ın yayının durdurulmasına ilişkin kararından bir gün önce satış işlemini gerçekleştirdiklerini belirterek, ”yapacak başka bir şey de kalmadı” diye konuştu.
Parayı aldıktan sonra dün itibariyle bütün borçlarını ve çalışanların maaşlarını ödediğini vurgulayan Özkan, 1.5 milyon dolar parasının kaldığını söyledi. Özkan, Kanaltürk çalışanlarının 3 yıl iş güvencesine sahip olduğunu, bu süre içinde kimsenin işten çıkarılmayacağını bildirdi. Bir ay içerisinde yeni bir parti kuracağını ve kapı kapı dolaşıp oy isteyeceğini ifade eden Özkan, yaptırdığı otobüsle 100 gün süreyle Edirne’den Hakkari’ye bütün il ve ilçeleri gezeceğini kaydetti.
 
AA




Karanlığın üstüne doğacak

28 12 2008

Vazgeçmem bu dünyadan

Madem altı da bir üstü de birdir yerin

Nasıl bırakır giderim

Üzümgöz yarimi

Kara gözlü umudumu

Ve kavgada bilenmiş onurumu

BİZ olmadan olur mu?

Emeğin kıymetini

İnsanın kıblesini; insanı

Göz nurunu, sevdayı

Bir çınarın anlamını

Karıncanın haşmetini

Arının kerametini

Dünyayı BİZ anlatacağız

Karanlık karanlık yıldızlar geçerken ömrümüzden

Madem zindanı yenmeden

Cehennem geçilmeden

Erilmiyor cennete

Haydin kardeşler, dostlar haydin

El ele El ele

Geçilecek sırat var, yenilecek şeytan

Güneşi alacağız avuçlarımızın içine

Yürek yüreğe

Omuz omuza değil sadece

Naralarımızı duyacak umudun bekçileri

Çocuklar gülecek mutluluk içinde

Başaracağız ve kazanacak bebekler yarını

Tam zamanı haydi haydi haydi

Tut yarinin elinden

Yürekten yüreğe

Sil dostunun gözündeki yaşı

Kır korkunun zincirini

Yık zalimin zulmünü

Devrilsin tahtı, yok olsun bahtı

Korkma aşkını el alamadı

Sevdanı emperyalist zorba çalamadı

Bak ezene, sömürene de kalmadı

Ölüm herkese aynı

Onurunu, şerefini, namusunu çaldırma

Şeytana uyma, kanma yalana

Bu yol inanç, güven, samimiyet yolu

Onurunu, şerefini, namusunu koru

Haydi kardeş yürekten yüreğe

Vazgeçme ne yardan ne serden

Ne insandan

Kavganın şanından

Heyy zalimin şürekası

Korkunun soytarısı

İşte geldi zamanı

Aşk ile yeni bir devran

Dostlar aman ha aman

Yıkıldı yıkılıyor faşistin sultası

Tahtını soytarı koruyor

Bahtını tefeci efendisi

Haydi dostlar katiline, hırsızına inat

Kuruluyor geleceğin memleketi

Yeniden, kaldığı yerden

O’ devrimcinin vasiyeti

Haydi dostlar haydi

Tam zamanı şimdi

Karanlığın üstüne doğacak

Yeni Parti güneşi

26.12.2008 Tuncay Özkan








Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.